02/03/2026
Bir sigortacı olarak.
Hürmüz Boğazı kapandı. Bu durumda sigorta sistemi neler yapacaktır. Düşüncelerimi paylaşmak istedim.
Böyle bir kriz anında sigortacıların baktığı ilk konu şudur. Zararın nedeni ne. Çünkü sigortada sonuç değil, sebep belirleyicidir.
Eğer gemi füze, mayın ya da silahlı saldırı nedeniyle zarar görürse bu artık normal bir deniz kazası değildir. Standart gemi sigortası savaşı kapsamaz. Bu durumda devreye girmesi gereken teminat Savaş Riski, War Risk teminatıdır. Poliçede bu teminat varsa ödeme yapılır, yoksa en büyük hasar teminat dışı kalabilir.
Eğer bir devlet gemiye el koyar, geçişi yasaklar ya da mallara limanda bloke koyarsa bu durum savaş hasarından farklıdır. Burada devreye giren teminat Siyasi Risk, Political Risk teminatıdır. Çünkü zarar bir kazadan değil, devlet kararından doğmuştur.
Gemi sağlam fakat boğaz kapalı olduğu için bekliyorsa, teslimatlar gecikmiş ve ticari zarar oluşmuş olabilir. Ancak gecikme ve navlun kaybı çoğu poliçede teminat kapsamında değildir. Sigorta genellikle fiziksel zarar varsa devreye girer.
Böyle bir kriz başladığında sigorta şirketleri bölgeyi yüksek riskli alan ilan edebilir, ek savaş primi talep edebilir ve seferleri özel onaya bağlayabilir. War Risk poliçelerinde yer alan 7 günlük ihtar maddesi de burada önemlidir. Sigortacı savaş durumunda yazılı bildirim yaparak 7 gün sonra teminatı sonlandırma hakkına sahiptir.
Ancak uygulamada önemli bir detay vardır. Teminat çoğu zaman gemi açık denizde ve riskli bölgede mahsur kalmışken bir anda kesilmez. Uluslararası piyasa teamüllerinde sigortacılar genellikle gemiyi tamamen korumasız bırakmaz. Çoğu durumda teminat, gemi en yakın güvenli limana ulaşıncaya kadar sürdürülür ya da ek savaş primi talep edilerek devam ettirilir. Yani 7 günlük madde otomatik ve ani bir teminat düşüşü anlamına gelmez, sigortacıya hukuki bir çıkış kapısı verir. Uygulamada ise çoğu zaman iptal yerine şartların ve primin yeniden düzenlenmesi yoluna gidilir.
Büyük bir tanker hasarında veya çevre felaketinde ödeme zinciri daha geniştir. Önce geminin sigortacısı devreye girer, ardından reasürans şirketleri ve sorumluluk için P and I kulüpleri süreci üstlenir. Gerekirse devlet destekli mekanizmalar devreye girebilir. Yani bu risk tek bir sigorta şirketinin üzerinde kalmaz, küresel olarak paylaşılır.
Sigortacılık, belirsizliğin en yüksek olduğu anlarda sözün ve sistemin ne kadar güçlü olduğunu gösterir.