22/01/2026
Mustafa Kemal Atatürk, bayrak konusunda çok duyarlı bir komutan ve devlet adamı idi. İzmir’in kurtuluşu sonrası 10 Eylül 1922’de İzmir’e ulaştığında İzmirlilerin bir sürprizi ile karşılaştı. Karşıyaka’da kendisi için bir ev hazırlanmıştı. Ayrıca İzmirliler, bu eve ulaşması için bir çiçek buketi gibi görünen otomobil hazırlamışlardı. Sonra Karşıyaka’ya yolculuk başlamış, İzmir’in işgali sonrası Kral Konstantin’in de konakladığı Beyaz Köşk’e doğru yola çıkılmıştı. Konvoy, Köşk’ün önünde durdu. Mustafa Kemal, otomobilden indi. Köşk’ün merdivenlerinden çıktı ve birden durdu. Biraz önce gülücükler dağıtan Mustafa Kemal, sert bir tavırla sordu:
“-Bu nedir?
Orta yaşlı ve terbiyeli bir bayan cevap verir:
Yunan bayrağı Paşam!. Bu eve yerleşen Yunan Kralı Konstantin, buraya ilk girerken, bu taşlığa serilen Türk bayrağını çiğneyerek geçmişti…
-Hata etmiş. Ben bu hatayı tekrar edemem. Bayrak milletin şerefidir. Ne olursa olsun yerlere serilmez ve çiğnenmez. Kaldırınız!…”
Yunan bayrağı yerden kaldırılır ve Gazi Paşa, beyaz ve temiz mermerlerin üstünden geçerek Köşk’e girdi. Mustafa Kemal’in bu davranışı, bütün dünyada baş haber durumuna geldi.
Diğer taraftan Atatürk döneminde milli devletin kurulmasından sonra önce rejim belirlendi. Rejimin adı Cumhuriyet’ti. Daha sonra Cumhuriyet’in kurumlarının oluşturulmasına geçildi. Bir taraftan saltanat sisteminin kurumları kaldırılırken diğer taraftan Cumhuriyet siteminin kurumlarının kuruluşu gerçekleştirildi. Milli egemenlik esası üzerine kurulan Cumhuriyet sisteminin yeni bir başkenti, İstiklal Marşı, bayrağı, anayasası gibi temel değerlerinin de belirlenmesi gerekliydi. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan bu devletin bayrağı, hem ulusal ve hem de uluslararası saygınlığın ifadesi, varoluşun simgesi, onur ve gurur kaynağıydı. Sadece bayrağın olması yetmiyordu. Onun için bayrakla ilgili yapılan kanunla bayrağa hem şekil, hem görüntü, hem ruh olarak bir değer yüklemek gerekliydi. Ya da yüklenen değerler, yazılı metne dönüştürülmeliydi. Atatürk, Türk milletinin ruhundan, canından ve kanından fışkıran bayrağa, Türk Bayrağı Kanunu ile yazılı bir anlam da yüklenmesini sağladı.