STEM Institute of Finance

STEM Institute of Finance STEM Institute of Finance, eğitim alanında geniş yelpazede hizmet sunan eğitim ve danışmanlık

28/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez tarafından hazırlanan bugünkü piyasa yorumumuz aşağıdadır:

3 büyük kredi derecelendirme kuruluşu'ndan biri olan Fitch dün yayımladığı ve sekiz gelişmekte olan ülkeyi konu alan raporunda söz konusu ülkelerde özel sektörün artan döviz cinsi borcunun yarattığı risklere dikkat çekti. Gelişmekte olan ülke para birimlerinde yaşanan değer kayıplarının bu ülkelere ilişkin mevcut riskleri arttırdığı kaydedilirken, döviz cinsi borcunun GSYH’ye oranı itibariyle en yüksek değere Türk şirketlerinin sahip olduğu belirtildi. Raporda ayrıca, döviz cinsi borçlardaki hızlı artışın ülkelerin finans sistemleri ve kredi notları üzerinde baskı yarattığı ifade edildi. Türkiye'de özel sektörün döviz borcunun gayrı safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının 2015 ikinci çeyrek itibariyle yüzde 41 (ve yukarıda da belirttiğimiz üzere bu oran söz konusu sekiz ülke arasındaki en yüksek oran. Sekiz ülkenin ortalaması yüzde 20 seviyesinde, en düşük oran ise yüzde 10 ile Çin'de bulunuyor).

Raporda, "Döviz borçları başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerdeki özel sektör borçlarındaki hızlı artış, para birimlerindeki geniş çaplı değer kaybı da göz önüne alındığında bu ülkelerin ekonomileri, finans sistemleri ve ülke notları üzerindeki aşağı yönlü riskleri küresel belirsizliğin güç kazandığı bu dönemde artırdı" denildi.

Dün ayrıca FED ve BOJ (ABD ve Japon Merkez Bankaları) para politikası kurulu toplantılarını yaptılar. İki Banka da uyguladıkları politikalarda bir değişikliğe gitmedi. FED toplantı sonrası yapılan açıklamada istihdam piyasası, hanehalkı gelirleri, tüketici güveni ve konut sektörüne ilişkin olumlu görünüme yer verirken, hanehalkı harcamalarının ılımlı seyrettiğine ve yatırım harcamaları ile ihracatın nispeten zayıf performansına vurgu yaptı. Ekonomik aktivitenin yavaşladığına dair işaretler bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, Mart ayının aksine küresel gelişmelerin risk oluşturduğuna yönelik bir ifadenin olmadığı görüldü. FED enflasyonun %2’lik hedefin altında kalmaya devam edeceği yönündeki öngörüsünü yineledi. Fed'in 2016 yılı içerisinde iki defa (büyük olasılıkla Haziran ve Aralık) faiz artırımına gideceği beklentisi piyasalarda hakim.

BOJ ise düşük seyreden ihracat performansının Japonya'da büyümenin sınırlı kalmasına yol açtığını belirtirken, değerlenen Japon Yeni'nden rahatsızlık duyduğu izlenimini verdi. Ancak faizlerde indirime gidilmemesi ve varlık alım programının genişletilmemesi üzerine, Japon Yeni toplantının hemen ardından önde gelen para birimleri karşısında değer yitirdi.

İngiltere'de ise öncü büyüme rakamları dün açıklandı. Tahminlere göre İngiltere ekonomisi 2016'nın ilk çeyreğinde %0.4 büyüdü. Bu tahmin rakamı doğruysa, İngiltere'de genişleyici para politikasının oldukça başarısız olduğunu iddia edebiliriz. Nitekim söz konusu rakam son 13 çeyreğin en düşük büyüme performansına işaret ediyor.

Bu durumda beklentilerimiz FED'in Haziran gibi faiz artırımlarına yönelebileceği, İngiltere'nin daha fazla maliye politikalarına ağırlık vereceği yönünde. Dış sermaye kanalları açısından bu iki durum da Türkiye için sınırlı bir miktar olumsuzluk ortaya çıkarabilir ancak aynı dönemde Japonya'nın genişleyici para politikalarına yöneleceğini de beklediğimiz için sonuçta Türkiye'nin yaz döneminde dış sermaye akımlarından olumsuz etkilenmeyeceğini, dış kaynak bulmakta sorun yaşamayacağımızı düşünüyoruz. Fakat yaz döneminde turizm gelirlerinde yaşanacağı öngörülen düşüş kurlarda yukarı yönlü hareketlere neden olabilir.

Saygılarımızla.

27/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez tarafından hazırlanan bugünkü piyasa yorumumuz aşağıdadır:

Piyasalar ABD ve Japon Merkez Bankaları'nın toplantıları öncesinde temkinli bir duruş sergiliyor. Dün Asya piyasalarında Çin sanayi şirketlerinin Mart ayı kar açıklamalarının oldukça yüksek çıkması nedeniyle yukarı yönlü bir hareketlenme yaşandı. Çin sanayi şirketleri 2015'in son 7 ayında devamlı gerileyen karlar açıklamıştı. Çin şirketlerinin karı geçen senenin aynı ayına göre Mart'ta %11 artış kaydetti. Böylece Çin sanayi şirketlerinin karlılıkları da 2015'in son 7 ayına tam ters olacak biçimde 2016 başından beri devamlı olarak artan oranda yükseliş göstermiş oldu. Bunda hem 2015'de yavaşlayan karlılığın yarattığı baz etkisi, hem de Çin ekonomisindeki "hard landing" senaryosunun artık iyice rafa kalkmış olmasının etkisi büyük. Çin ekonomisinin toparlandığı bir ortamda Dünya Bankası'nın dün açıkladığı emtia bülteninde haliyle Banka emtia fiyatlarında önümüzdeki dönem için artış öngördü. Dahası haftasonu yapılan Doha görüşmeleri başarısız olduğu halde, enerji fiyatları artmakta ve Dünya Bankası da petrol fiyatlarına ilişkin yılsonu beklentisini varil başına ortalama 4 ABD Doları artırdı (Brent, WTI, Dubai tipi petrol ortalaması). Ancak not etmekte fayda var: Çin kaynaklı talebin artışı ve bu etkiyle yükselen emtia ve enerji fiyatları senaryosu Türkiye açısından enflasyon beklentilerini değiştirtecek kadar kuvvetli bir senaryo değil. Zira bu senaryoya Euro Alanı, İngiltere ve Japonya'daki durgunluğu eklediğimizde Türkiye açısından çok olumsuz bir emtia ve enerji faturasının 2016 sonuna kadar oluşmayacağını öngörebiliyoruz. Nitekim TCMB'nin dün açıkladığı Enflasyon raporunda Banka daha önce açıkladığı yılsonu enflasyon tahminlerini revize etmedi. 2016 sonunda TCMB %7.5, 2017 sonunda %6 enflasyon hedefliyor. Bizce de 2016 sonu hedefi ulaşılabilir, belki yukarı yönlü hafif bir sapmayla. Ancak 2017'den o kadar emin olamıyoruz.

İyi günler dileklerimizle.

25/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez tarafından hazırlanan bugünkü piyasa yorumumuz aşağıdadır:

Haftaya başlarken piyasaların en önemli gündemi FED'in ve Japonya Merkez Bankası'nın yapacakları toplantılar. FED'in Başkan Yellen'in yaptığı açıklamalarla tutarlı biçimde güvercin bir tutum takınacağını ve faiz artırımına gitmeyeceğini öngörüyoruz. Japonya'da ise toparlanmayan ekonomiye ivme katmak amacıyla ek genişleme önlemleri alınabilir. Japon Merkez Bankası'nın bu çerçevede finans kurumlarına kaynak sağlama maliyetini negatife çekebileceği iddia edilmekte. İki Merkez Bankası'nın da beklenen politika senaryoları Türkiye'ye olan sermaye akımlarını destekler yönde. Bu hafta, normal şartlar altında, Çarşamba'dan sonraki iki günde Türkiye dahil, gelişmekte olan ülke piyasalarında yerli paraların Dolar karşısında bir miktar değerleneceğini, hisse getirilerinin artacağını, faizlerin gerileyeceğini umabiliriz.

İyi haftalar dileklerimizle.

22/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez tarafından hazırlanan bugünkü piyasa yorumumuz aşağıdadır:

Dün piyasalar ABD'den gelen veriler ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısının kararları doğrultusunda hareket etti. Öncelikle ABD'de şirketlerin açıkladığı ilk çeyrek karlılıklarının beklentilerin altında kalmasıyla özellikle hisse senetleri piyasalarında olumsuz bir hava oluştu. Ancak aynı zamanda ABD ekonomisinde Nisan ayının ikinci haftasındaki işsizlik maaşı başvuruları son 42 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşti ve makro düzeyde toparlanmayı teyit etmiş oldu. Böylece de Dolar bazı para birimleri karşısında değer kazandı. ECB ise piyasa uzmanlarının da beklediği gibi dünkü toplantısında herhangi bir politika değişikliğine gitmedi. Ancak Başkan Draghi, toplantı sonrasında ileride ihtiyaç olursa faiz indirimlerine devam edebileceklerini ifade etti. Bilindiği üzere gelecek hafta FED para politikası kurulu toplantısı var. Biz FED'in de faizlerde değişikliğe gitmeyeceğini düşünüyoruz.
Türkiye'ye ise yurtdışından sermaye girişleri devam ediyor. Nisan ayının ikinci haftası itibariyle DİBS (Devlet İÇ Borçlanma Senetleri) piyasasına haftalık 879 milyon ABD Doları giriş oldu. Aynı dönemde (Nisan ayı ikinci haftası) hisse senedi piyasasına giriş ise 335 Milyon Dolar olarak kaydedildi. Bunlar güzel haberler olsa da, Türkiye bu tür sermaye girişlerine çok da bel bağlamamalı. Zira bu girişler biraz da FED'in faiz artırmadığı, ECB'nin ve Japonya'nın faizleri negatife çektiği, Çin ekonomisindeki yavaşlamanın akibetinin herkes tarafından merak edildiği ve enerji ihracatçısı ülkelerin ekonomik (bilhassa bütçe dengeleri itibariyle) sarsıldığı bir dönemde gerçekleşen sermaye akımlarına işaret ediyor. İlerleyen çeyreklerde saydığımız dışsal şartlar değişirse, Türkiye zor durumda kalabilir.

Saygılarımızla.

18/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez tarafından hazırlanan bugünkü piyasa yorumumuz aşağıdadır:

Dün (17 Nisan Pazar günü) Doha'da OPEC ve OPEC-dışı petrol üreticisi ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda Suudi Arabistan'ın istediği biçimde petrol kısılmasına yönelik bir uzlaşmaya varılamadı. Bilindiği üzere 2016 başından ititbaren Suudi Arabistan ve O'na destek veren bazı körfez ülkeleri Rusya'nın da örtük onayıyla Doha'da tüm petrol üreticisi ülkeleri biraraya getirecek bir toplantı düzenlemeye girişmişlerdi. 17 Nisan'da gerçekleştirilen söz konusu toplantıda amaç, tüm petrol üreticisi ülkelerin birbirleriyle uyumlu biçimde petrol üretimlerini kısmaya anlaşmaları ve böylece petrol fiyatlarının arttırılmasıydı. Ancak İran, daha önce de belirttiği üzere, dün kendisinden istenen yaptırımlar öncesi düzeyde üretimini sabitlemeyeceğini yineledi. Bunun üzerine Suudi Arabistan, İran'ın üretimini kısmadığı bir ortamda kendisinin de üretimini azaltmayacağını ilan etmek zorunda kaldı ve aylardır üzerinde konuşulan Doha toplantısı Körfez'deki üreticiler açısından tam bir başarısızlıkla sonuçlanmış oldu. Toplantının başarısız olmasının ardından Cuma günü varil başına 42 ABD Doları seviyesine çıkmış olan Brent tipi petrolün fiyatı bu sabah saatlerinde 39 Dolarlara kadar geriledi.

Cuma günü ayrıca ABD ekonomisine ilişkin birçok verinin açıklandığı bir gündü. ABD Mart ayı sanayi üretim endeksi, kapasite kullanım oranı ve Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi verileri beklentilerin altında kalarak ABD ekonomisindeki iyi gidişatı sorgulattı. Sanayi Üretim Endeksinde aylık bazda değişim beklenmezken, yüzde 0.6'lık gerileme ölçüldü. Kapasite Kullanımı ise yeni yatırım harcamalarını gerektiren %80'lik eşiğin zaten çok altında, %75.4 olarak beklenmekteydi ancak bu bile tutturulamadı (gerçekleşme: %74.8). Michigan Tüketici Güven Endeksi ise 91.9 puan beklenirken 89.7 puan oldu. ABD Doları bu veriler ve Pazar günkü Doha toplantısı öncesinde değer yitirdi. Bu haftaya da kuvvetli bir başlangıç yaptığı iddia edilemez. Yatırımcıların enerji kontratları ve ABD Doları yerine güvenli liman altına bir miktar kayış yaptıklarını gözlemekteyiz. Altın bugün itibariyle haftasonu kapanışına göre %2'ler civarında prim yapacak gibi görünüyor.

Öte yandan ne Doha toplantısı ne de ABD verileri yatırımcıların risk alma iştahında bir azalmaya neden olmamakta. Bu durum bizim gibi yurtdışı kaynağa ihtiyaç duyan gelişmekte olan ülkeler açısından iyi bir durum. Söz konusu çerçevede VIX endeksinin 13.6 puana kadar gerilediğine tanık olmaktayız. Yurtiçinde ise gösterge tahvilin (2 yıllık) getirisi %9.3'lere kadar inmiş durumda.

İyi haftalar dileklerimizle.

08/04/2016

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi artışı Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre %5.8, aylık bazda ise %0.5 oldu.

08/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez tarafından hazırlanan bugünkü piyasa yorumumuz aşağıdadır:

FED'in Mart ayı toplantı tutanakları önceki gün açıklanmış ve söz konusu toplantıda FED Açık Piyasa Komitesi üyelerinin küresel risklere ilişkin olarak genellikle endişeli bir ruh halinde oldukları görülmüştü. Dün de Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 9-10 Mart tarihli toplantısının tutanakları açıklandı ve benzer şekilde ECB'nin de küresel ekonomideki büyüme performansından endişe ettiği ortaya çıktı. Ayrıca yine dün IMF başkanı Lagarde'ın küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etme ihtimalinden bahsetmesi ve Uluslararası Ticaret Örgütü'nün (WTO) 2016 için önceden tahmin ettiği küresel dış ticaret rakamlarına bu yıl ulaşılamayacağını düşündüğünü ifade ederek, resmen tahminlerini düşürmesi küresel risk algısını bir anda çok olumsuz etkiledi.

Küresel risk algısını takip ettiğimiz VIX endeksi bu gelişmeler üzerine dün 2.1 puan birden yükselerek uzun zamandır demir attığı 13-14 puanlar seviyesinden 16 puan seviyesine tırmandı. ABD Borsası değer yitirirken, petrol fiyatları da ekonomik yavaşlama beklentilerine paralel aşağı geldi. Altın ise güvenli liman algısı nedeniyle arttı. (ABD Borsalarındaki kayıp %1
Brent petroldeki varil başına fiyat düşüşü %1.66, altındaki artış ise %1.48 düzeyinde).

Yurtiçinde de benzer bir tablo ile karşılaşıldı. Borsa İstanbul'un bir miktar gerilediğine, çok az tahvil satışı da olduğuna tanık olduk. Ayrıca Türkiye EMBI+TR endeksi 8 baz puan arttı. Türkiye 5 yıllık CDS'leri de 5 puan artış kaydetti.

Bugün Moody's Türkiye hakkındaki değerlendirmesi önemli gündem. Ayrıca Şubat ayı sanayi üretim endeksi açıklanacak. Beklenti %5.6.

Dün açıklanan 28Mart-2Nisan haftası ABD işsizlik maaşı başvuruları rakamı 267.000 kişi oldu. Dün ayrıca yurtiçinde Hazine Mart ayı nakit dengesini açıkladı. 3.3 milyar TL açık olduğu belirtildi. Şubat ayından bu yana DİBS ve Borsa'ya giren yabancı yatırımların ise 3 milyar Dolar civarında olduğu görülüyor.

Başkaca bir ifadeyle, dünya ekonomisinde işler iyiye gitmiyor. Ancak Türkiye halen yurtdışı sermaye çekmekte zorlanmıyor. Bu durumu şu an için tersine değiştirecek bir olumsuzluk da ufuk da görünmüyor.

07/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez tarafından hazırlanan bugünkü piyasa yorumumuz aşağıdadır:

FED, Mart ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının toplantı tutanaklarını dün TSİ akşam saatlerinde açıkladı. Bilindiği üzere, Mart ayının ortasındaki toplantıdan sonra piyasalar 2016 boyunca FED'in yapabileceği faiz artışı sayısı beklentilerini ciddi anlamda düşürmüşlerdi (toplantı öncesi hakim olan 4 faiz artışı beklentisi, toplantı sonrasında 2'ye gerilemişti). Bu durum Dolar'da düşüşe neden olmuş, gelişmekte olan ülkelerin finansal ürünleri ise yeni bir talep dalgası ile karşılaşmıştı. Türkiye'de de bu süreçte TL'nin Dolar karşısında değerlendiğine, Borsa'nın prim yaptığına ve tahvil faizlerinin gerilediğine tanık olduk. Ancak müteakip dönemde bazı FED yöneticilerinin Nisan'dan başlayarak faiz artışı istediklerine de tanık olmuştuk ve FED güvercin mi, şahin mi tartışması çıkmıştı. Söz konusu tartışmaların ardından geçen hafta FED başkanı Janet Yellen, New York Ekonomi Klübü'nde yaptığı konuşmasında FED'in güvercin tutumunun altını çizmişti. Dün açıklanan toplantı tutanaklarından ise görüldü ki, FED Mart ayı itibariyle güvercin bir tutum takınmış durumdadır. Tutanaklardan her ne kadar Federal Açık Piyasa Komitesi'nin iki üyesi Mart toplantısında Nisan ayında bir faiz artırımı yapılması gerektiğini savunmuşsa da, ağırlıklı olarak diğer üyelerin, dünya ekonomisinin halen daha tam anlamıyla toparlanamadığı bir süreçte bunun kötü bir olacağını ifade ettiklerini gördük. Yani diyebiliriz ki FED, dünya ekonomisinde ani bir toparlanma mucizesi ortaya çıkmazsa 2016'da Türkiye'nin de yararına olacak biçimde güvercin tutumunu sürdürecektir.

IMF ise her sene Nisan ayında yayınladığı Dünya Ekonomik Görünümü (World Economic Outlook) raporunun analitik kısımlarını dün sitesinden paylaştı. Buna göre IMF'in dünyada sermaye akımlarına ilişkin ileriki dönemle alakalı olarak olumsuz bir bekleyiş içinde olduğunu gördük. Yani FED 2016 boyunca güvercin kalabilir.

Bu gelişmeler hem Dolar'ı hem de enerji fiyatlarını düşüren etkilere sahip oldu. Brent petrolü Mart sonunda dayandığı 40Dolar/varil eşiğinden epey gerileyerek 37Dolar'lara kadar geri gitti. Bu durum tabi Türkiye'nin cari açık yönetimini kolaylaştırıyor ve faizler bu sayede düşük seviyede kalabiliyor. 2 yıllık gösterge tahvilimizin faizi %9.9'lara kadar gerilemiş durumda.

Türkiye için kötü haberler de var tabi. Mesela takipteki alacakların hızla arttığı bir bankacılık kesimimiz var ve zaten dün Moody's hem takipteki alacak artışlarını, hem de önümüzdeki dönem dış sermayeye ne kadar kolay erişebileceğimizin kestirilememesini neden göstererek Türk Bankacılık sektörünün kredi görünümünü negatife çevirdi.

Bugün önemli bir veri takvimi yok. ABD'de haftalık işsizlik başvurusu rakamları açıklanacak. Uzmanların beklentisi, Mart sonu - Nisan başını kapsayan haftada 276.000 yeni işsizlik maaşı başvurusunun yapılmış olduğu yönünde.

TÜFE aşağı yönlü sürpriz yaptı. Yıllık %7.46.
04/04/2016

TÜFE aşağı yönlü sürpriz yaptı. Yıllık %7.46.

04/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez tarafından hazırlanan bugünkü piyasa yorumumuz aşağıdadır:

Yılın ilk üç aylık kısmı geride kaldı ve ilk çeyreğin bir değerlendirmesini yapmak gerekirse, 2016'nın ilk çeyreği Türkiye'nin özellikle son dönemlerde uluslararası yatırımcıların artan risk iştahına paralel yurtdışı piyasalardan sermaye çekmekte zorlanmadığı bir dönem oldu. Özel sektör tahvil ihraçlarının yılın ilk üç ayında toplam 2.5 milyar Dolar olduğu bir dönemi geride bıraktık. Geçen hafta İş Bankası'nın 750 milyon Dolarlık uluslararası tahvil ihracına ihraç tutarının dört katı talep gelmiş olması anlamlı. Bu durumun başlıca nedeni olarak Şubat ayının ortalarından itibaren bir miktar toparlanan petrol fiyatlarının neden olduğunu biliyoruz. Başkaca bir ifadeyle Şubat ayından itibaren petrodollar yatırımlarını ülkemize çekmeyi iyi başardık.

Bu nedenle Nisan ayında Moody's Türkiye hakkında yapacağı rating değerlendirmesinin oldukça önemli olduğunu düşünmekteyiz. Uluslararası tahvil piyasasından kolay borçlanma imkanlarımızın devamı için yatırım yapılabilir seviyemizi korumamız önemli. Bu rating derecesini koruyabilirsek faizlerin Türkiye'de düşük seyrine devam edeceğini varsayabiliriz.

Öte yandan petrol üreticisi ülkelerin Nisan ortasında Doha'da gerçekleştirmeyi planladıkları toplantı başlamadan bir fiyaskoya dönme tehlikesi ile karşı karşıya. Zira İran toplantıya katılmama kararı almış ve petrol üreticisi ülkeler üretimlerini düşürme kararı alırsa, bu karara da uymayacağını ilan etmişti. Geçtiğimiz hafta da toplantının asıl planlayıcısı olan Suudi Arabistan, İran ve bazı büyük petrol üreticisi ülkeler toplantı kararlarını tanımazsa, kendisinin de petrol üretimini düşürmeyeceğini ilan etti.

Bu durumda petrol fiyatlarının artışı yönünde yaptığımız değerlendirmeleri, düşüş yönünde revize etmemiz gerektiğini düşünüyoruz.

Nisan ortasına göre piyasaların günlük veri akışına bakarak yön bulacağını düşünüyoruz. Nisan ortasından itibaren FED'in para politikasının netleşmesi, petrol üreticilerinin anlaşıp anlaşamaması vb. gelişmeler neticesinde daha uzun vadeli projeksiyonlara yönelebileceğiz.

Türkiye'de ise Maliye Bakanlığı Bireysel Emeklilik sistemine çalışanların otomatik katılımını öngören bir yasa taslağı üzerinde çalışmakta. Bugün taslağın, hızla meclise sevk edileceği söylentileri üzerine sigorta şirketleri Borsa'da prim yaptı. Nisan ayı ise genel olarak Borsa'nın son on yılda iyi performans gösterdiği bir ay.

Saygılarımızla.

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez'in de üyesi olduğu George Mason Üniversitesi Institute for Hum...
02/04/2016

Finansal Eğitim Danışmanımız Doç. Dr. Arif Orçun Söylemez'in de üyesi olduğu George Mason Üniversitesi Institute for Humane Studies ve Mercatus Center'dan Prof. Dr. Steve Horwitz'in ABD merkez bankası para politikası hakkındaki son makalesi:

http://mercatus.org/publication/introduction-us-monetary-policy

Most people find economics complicated to the point of being impenetrable. Of all the subject areas within economics, monetary theory and policy may be the most challenging for the general public. Money itself is a bit puzzling. After all, how did it happen that we give other people real goods and s…

JP Morgan'ın 2016 yıl sonu Türkiye GSYİH büyüme oranı beklentisi %3.3. Ama yukarısı da olabilir diye eklemekteler.
01/04/2016

JP Morgan'ın 2016 yıl sonu Türkiye GSYİH büyüme oranı beklentisi %3.3. Ama yukarısı da olabilir diye eklemekteler.

Address

Kadıkoy
36664

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when STEM Institute of Finance posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share