İMREN MUHASEBE

İMREN MUHASEBE Mali Müşavirlik Bürosu

29/12/2022
🛑VALİ !Konya’ya İlk Vali Olarak Atandığı Günlerde Henüz Kamuoyu Tarafından Tabii Olarak Pek Tanınmaz. Bir Gün Sabah Nama...
01/01/2022

🛑VALİ !
Konya’ya İlk Vali Olarak Atandığı Günlerde
Henüz Kamuoyu Tarafından Tabii Olarak
Pek Tanınmaz. Bir Gün Sabah Namazına
Konya’daki Postane Civarindaki Camilerden
Birine Gider. Tabi Koruma Yok, Makam Şoförü
Yok, Etrafında Pervane Olan Bürokratlar Filan Yok...
Evi Camiye Yakın Olan Cemaatten Biri Camiyi Açıp
Ezanı Okumuştur, Sair Zamanlarda İmam Efendi Genellikle Daha Sonra Gelip Vakit Olunca Namazı Kıldırmaktadır. Sabah Namazına Durma Vakti Gelir
Fakat O Gün Ne Tevafuk ki Hoca Efendi Namaza Gelememiştir. İÇLERİNDEN BİRİ; “Arkadaşlar Hoca Efendi Bu Gün Gelemedi. İçinizde Hocalk Yapacak
Olan Varsa Geçsin Namazı Kıldırsın” Der. Bunun Üzerine cemaat birbirine bakışır fakat kalkan olmaz.
Cemaatin hiç tanımadığı Hazım Oktay Başer kalkar sarığı cüppeyi giyer mihraba geçip sabah namazını bir güzel kıldırıverir. Sabah namazından sonra Anadolu’nun birçok yöresinde olduğu gibi Konya’da da mahalledeki lokantada çorba içilir, esnaf dükkânına, işinin başına geçer. Hele camide ilk defa gördükleri kılığı kıyafeti düzgün, hali tavırları son derece naif ve nazik üstelik önlerine geçip imamlık yapıp namazlarını güzelce birlikte eda ettikleri beyefendi bir misafirleri de olunca yakasını bırakmazlar. Cemaatten birisi;
“Efendim sabah kahvaltısını bu gün bizim fakirhanede yapalım buyurmaz mısınız” der. Tabi bu nazik daveti kimse kırmak istemez ve hacı amcanın evine geçilir.
Kahvaltı sofrası kuruluncaya kadar maneviyat dolu harika bir sohbet olur. Kahvaltı yapılır, artık mesai saati de yaklaşmıştır, ama önemli bir husus unutulmuştur.
Birinin aklına geliverir; “Yahu arkadaşlar sohbetin güzelliğine daldık tanışmayı unuttuk, şöyle bir tanışsak…” der. Hazım Oktay Bey sağındakine
“Buyurun Efendim Sizden Başlayalım Der” Ve
Sırasıyla adını-soyadını, ne işle meşgul olduğunu
Filan söyleyerek herkes kendisini tanıtır. En sonunda sıra kendisine gelir: “Efendim bendeniz Hazım Oktay Başer, âcizane Konya valisi” der. Herkes Adeta Şok olmuştur. Aman efendimler, Muhterem valimler filan…
Misafirlerinin vali olduğunu öğrenen cemaat hürmet
Ve saygının dozunu daha yüksek seviyelere çıkarınca, Hazım Oktay bey,
“Arkadaşlar bu vazife bize emanet, biz burada karşımızda insanları dizip el pençe divan durdurmak için değil sizlere hizmet için bulunuyoruz.
Lütfen bu fakire olan alakanızı deminki halden daha farklı yöne değiştirmeyin, tabii olun, hep öyle kalmaya devam edin” der.
Memlekete hizmet için hangi görev ve makamda bulunursak bulunalım hayırla ve rahmetle yâd edilen
Bir insan olmak ne kadar büyük bir onur değil mi?
Vatandaşa racon kesen,
Tüm vali ve bürokrata örnek olması temennimizdir elbet...

🛑HAZIM OKTAY BAŞER (1937-2009)
Kars vali yardımcılığı da yapan merhum Hazım Oktay Başer (24.07.1975 - 02.03.1978) tarihlerinde Konya Valisi oldu. Merhum Başer, Konya Valiliği yaptığı sırada hacca giderek Cumhuriyet döneminde ilk hacı vali olmasıyla gündeme gelmiş ve çok konuşulmuştu. Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı da yapan Hazım Oktay bey, emekli olduktan sonra, Milli Görüş hareketi lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın en güvendiği kişilerden biri olarak, Milli Gazete ve Yeni Devir gazetelerinde genel yayın yönetmenliği de yaptı.
2 Haziran 2009 günü İstanbul da vefat eden Hazım Oktay bey, Edirnekapı Şehitliği'nde medfundur.
ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN...

18/08/2021

AŞURE GÜNÜ NE OLDU VE ÖNEMİ NEDİR?
Hadis kaynaklarına göre, Hazreti Nuh'un gemisinin tufandan kurtulması ve Hazreti Musa'nın Kızıldeniz'den geçerek İsrailoğulları'nı Firavun'dan kurtarması hadiseleri de bugünde gerçekleşti.

Ayrıca kültür tarihine ait birçok esere göre, Hazreti Adem'in işlediği günahtan sonra tövbesinin kabul edilmesi, Hazreti İdris'in diri olarak göğe yükseltilmesi, Hazreti İbrahim'in ateşte yanmaması, Hazreti Yakup'un oğlu Yusuf'a kavuşması, Hazreti Eyyub'un hastalıklarının iyileşmesi, Hazreti Yunus'un balığın karnından çıkması ve Hazreti İsa'nın doğumu ve ölümden kurtarılarak göğe yükseltilmesi gibi hadiselerin de bugün yaşandığı rivayet ediliyor.
Emevi Devleti'nin ikinci Halifesi Yezid bin Muaviye tarafından hicri takvime göre 10 Muharrem 61'de (10 Ekim 680) Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hüseyin ve 72 yakınının şehit düştüğü "Kerbela olayı" da bugün yaşandı.

28/06/2021

40, 50, 60 yaş var ya, bu yaşlar...
Hata yapamayacağın kadar geç, dünyayı baştan yaratacak kadar güçlü, boyun eğmeyecek kadar sağlam, ama bir kez daha kırılmayacak kadar yorgun olursun.
Bir çok şey için erken, yeniden başlamak için , hata yapmak için geçtir.
Her şey için aslında yeni bir başlangıç, yorulmuş bir yüreğin iyileşme zamanıdır...
Bu yaşlardaki bir insan hata yapmak istemez artık.
Yüreğinin götürdüğü yere gitmekten korkar, aklını dinlemeyi öğrenir...
Artık gidilen yol çok, varılacak yer az kalmıştır.
Büsbütün şekil değiştirdiğin bir noktadır aslında.
Karar verme zamanıdır... Başkaları için değil kendin için yaşama zamanıdır.
Başkalarının seni düşünme zamanıdır. Tek atımlık kurşunun vardır artık.
Artık kendinizi "gencim" diye kandıramadığınız, ama olgunlaşmaktan haz ettiğiniz, azıcık da olsa duyguya mantık kattığınız bir dönemdir.
Birileri sizi çok genç görse de, fiziksel olarak yaşınızın çok gerisinde olsanız da fark etmiyor.
Akıl ile akil arasındaki farkı algılayacak dönem, başkalarını merkeze koymaktan kurtulup kendine kıymet verilecek dönem.
Bencilleşmek için harika bir yaş... (alıntı)

10/10/2020

ARKA-TAŞ / ARKADAŞ
Eski Türklerde cengaverler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kayaya veya taşa vererek ok atarlarmış.
Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş.
Yıllar sonra sırt dayanan taşın ismi
ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün güvenebileceğimiz, bizi arkadan vurmayacak olan, samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isim olmuştur.
Hayatınızda ve çevrenizde gerçek Arka-taş’ ları bulmanız dileği ile...

Yap bir kıyak Kılıçdaroğlu!Bir önceki genel seçimde, "Muharrem İnce'de ülkeyi yönetecek kapasite yok" dediğimizde bizi t...
19/08/2020

Yap bir kıyak Kılıçdaroğlu!

Bir önceki genel seçimde, "Muharrem İnce'de ülkeyi yönetecek kapasite yok" dediğimizde bizi tefe koyuyorlardı.

"Olur mu canım" diyorlardı.

"Bilgi onda, birikim onda. Endüstri 4 becerisi onda. Ülkeyi uçuracak bak, göreceksiniz" diye methiye düzüyorlardı.

Peki sonra ne yaptılar?

Ülkeyi yönetmek için öne sürdükleri adamı son kurultayda getirdiler, tuvalet kapısının önüne oturttular.

Soruyorsun.

Madem bu adam ülkeyi yönetecek kapasitede biriydi, niye hela kapısının önüne oturttunuz?

Ses yok!

Yahu madem bu adam hela kapısının önüne oturtulacak adamdı, niye ülkeyi teslim etmeye çalıştınız?

Yine ses yok!

Hep söylerim.

"Kemal Kılıçdaroğlu için en muazzam aday, CHP Genel Başkanlığı'na aday olma potansiyeli olmayan adaydır" diye...

Baksanıza, şimdiden çıra gibi tutuşmuş.

Ortada fol yok, yumurta yokken, seçimlere henüz yıllar varken, yeni Cumhurbaşkanı adayı aramaya başlamış. E, hâliyle kendi koltuğunu tehdit etmeyecek birini bulmaya çalışıyor.

Kim?

Tabii ki Abdullah Gül, başka kim olacak.

Partisi ülkeyi gül gibi yönetmeye hazır ama partisinin içinde ülkeyi yöneteceğine inandığı bir tane adam yok!

Farkındaysanız, ülkeye soldan ya da CHP zihniyetinden bir fayda olmayacağını kendisi de fark ediyor. O da kendi tayfasına inanmıyor ki ya sağdan ya da AK Parti artıklarından medet umuyor. AK Parti'nin çöplüğünde dolaşıp, belki değerli bir şey bulurum diye orayı burayı eşeleyip duruyor.

Madem partin ülkeyi yönetmeye talip, çıkıp kendin aday olsana! Kendine güvenmiyorsan niye o koltukta oturuyorsun, neye yararsın?

Bir de "AK Partililer Abdullah Gül isminden çok korkuyor" demiyor mu?

Allah'ım, Allah'ım!

Erdoğan bir korkuyor, bir korkuyor ki inanamazsınız yani.

Yemeden, içmeden, iştahtan kesildi adamcağız. Hele AK Parti seçmenini hiç sormayın. Hepsi gece karabasan görüyor!

Uykular haram oldu yav!

Bunların tesellisi de bu!

AK Parti, Abdullah Gül'den, Ali Babacan'dan, Ahmet Davutoğlu'ndan çok korkuyor. Buna benzer bir haber geçtiğimiz günlerde medyaya düştü. Gülmekten yerlere yatarsınız.

Haber şu:

Balık Ayhan diye bir sanatçı AK Parti'den ayrılıp Gelecek Partisi'ne katılmış. Gelecek Partisi'ni destekleyen bir internet sitesi manşet atmış: Erdoğan'a büyük şok! Balık Ayhan Gelecek Partisi'nde!

Ne şok ne şok!

İster misiniz şimdi Kılıçdaroğlu bu gazetenin manşetine kanıp Balık Ayhan'ı Cumhurbaşkanı adayı göstersin!

Vallahi büyük şok!

Korona biter, Erdoğan'daki şok bitmez herhâlde!..

Bak ben size bir şey söyleyeyim.

Abdullah Gül'ün aday olması Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği gibi AK Partilileri değil, CHP'lileri korkutuyor. AK Partililer resmen el açmış, "İnşallah Abdullah Gül'ü aday gösterir" diye dua ediyor.
Çünkü AK Parti'ye gönül vermiş seçmenin Abdullah Gül'e bir hıncı var.

Kahır zamanlarında Erdoğan'ı yalnız bıraktığı için; daha açık söyleyeyim, Erdoğan'ı zayıf gördüğü anda sırtından vurduğu için bütün AK Partililerin bir intikam yemini var.

Aday olduğunda Abdullah Gül'ü "medeni ölü" hâline getirmek için, "siyasi mevta" yapmak için hepsi hazır kıta bekliyor.

Ve hepsi Kemal Kılıçdaroğlu'ndan kendilerine bu imkânı vermesi için ricada bulunuyor.

Benim de Kemal Kılıçdaroğlu'ndan istirhamım...

Gitmeden önce AK Partililere böyle bir kıyak yapması çok klas bir hareket olur!

Sana inanıyoruz!

Yaparsın!

Zira yaptıkların yapacağının teminatıdır, biliriz!

Kaynak:

 

Address

Merkez Mah. Salihpaşa Caddesi No:54/14 G. O. Paşa/İST
Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 18:30

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İMREN MUHASEBE posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to İMREN MUHASEBE:

Share