20/05/2026
MALİ BAKIŞ
BAŞLIK:
Artık Aynı Gemide Miyiz?
Bir dönem bu meslek için hep aynı cümle kuruldu:
“Biz aynı gemideyiz.”
Aynı kanunun mensupları,
aynı çatının altında çalışanlar,
aynı mesleğin yükünü taşıyanlar olduğumuz söylendi.
Fakat bugün gelinen noktada sorulması gereken soru artık şudur:
Gerçekten hâlâ aynı gemide miyiz?
Danıştay 3. Dairesi’nin 49 Sıra No’lu Tebliğ hakkında verdiği karar sonrası yapılan bazı açıklamalar,
meslekte oluşan kırılmayı artık gizlenemez hale getirmiştir.
Özellikle:
“Genel Tebliğin uygulamasının devamı şeklinde karar verilmiştir”
vurgusuyla yapılan duyurular,
sadece bir hukuk bilgilendirmesi değil;
aynı zamanda mesleki pozisyon beyanıdır.
Çünkü mesele artık yalnızca bir tebliğ değildir.
Mesele;
3568 sayılı Kanun çatısı altında bulunan iki meslek grubunun,
geleceği aynı yerden okuyup okumadığıdır.
Bugün birçok Serbest Muhasebeci Mali Müşavir şu duyguyu yaşamaktadır:
“Biz aynı yapının parçasıyız sanıyorduk.
Meğer aynı sistemin farklı taraflarındaymışız.”
Çünkü 49 No’lu Tebliğ ile oluşan yapı,
uygulamada şu sonucu üretmektedir:
Beyan süreci SMMM’de,
Nihai tasdik gücü YMM’de,
Kritik vergi avantajlarının ana kontrolü ise başka bir yapıda.
Bu da doğal olarak şu soruyu doğuruyor:
Aynı meslek kanununda yer alan bir yapı içinde,
yetki dengesi tek tarafa doğru kayıyorsa,
orada hâlâ ortak mesleki iradeden söz edilebilir mi?
İşte kırılma tam burada başladı.
Çünkü artık birçok mali müşavir şunu düşünüyor:
“Biz aynı gemide değiliz.
Aynı denizdeyiz belki…
Ama dümeni aynı yere kırmıyoruz.”
Bu süreç aynı zamanda mesleğin geleceğine dair çok önemli bir gerçeği de ortaya çıkardı:
Klasik muhasebe düzeni çözülüyor.
Yeni dönemde:
veri analizi,
risk yönetimi,
finansal savunma,
inceleme öncesi koruma,
davranışsal risk analitiği,
VDK uyum stratejisi
ön plana çıkıyor.
Yani artık mesele sadece:
“beyanname göndermek”
değil.
Mesele:
mükellefi sistemsel riskten koruyabilmek.
Belki de bu yüzden bugün en büyük tartışma,
yetki tartışmasının da ötesine geçti.
Çünkü artık asıl soru şu:
Bu meslek;
aynı hedefe yürüyen ortak bir yapı mı olacak,
yoksa aynı kanunun içinde birbirinden ayrışan iki farklı sistem mi?
Ve görünen o ki,
49 No’lu Tebliğ tartışması sadece bir başlangıçtı.
Asıl kırılma şimdi başlıyor.
Sertaç Tok