25/12/2023
Cumhuriyet benim için çok önemli bir şey. Cumhuriyet dünya da sömürgeci düzene, kapitalist sisteme atılmış en onurlu, en vakur, en muazzam , en gerçekten başı havada dik, ayakları sağlam yere basan muhteşem bir tokat...
Yani cumhuriyet gibi hayal kurmayı gerçekten varoluşunun bir parçası haline getirmiş başka bir yönetim var mı gerçekten bilmiyorum... Eğer cumhuriyet olmasaydı bugün o muhteşem okullardan çıkan çocukların hala bilgeliğini dinliyor olamazdık... Köy enstitüleri tek başına muhteşem bir şey... Atatürk Orman Çiftliğinden yetiştirilen kendimize ait tohumların yarattığı bir Türkiye, muazzam bir Türkiye ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmesi hayal edilen bir Türkiye...
Tek başına insanı ezerler, tek başına kalırsanız rüzgara karşı duramazsınız, tek başınıza ayakta kalmaya çalışırsanız mutlaka birisi çelme atar ama bir araya gelirseniz , gücü birleştirirseniz başka bir şeye sebep olursunuz. Ülkeyi kalkındırırsınız , ailenizi çocuklarınızı geleceğinizi her şeyinizi büyük bir tutku ile sahiplenebilirsiniz...
Kooperatifçilik bütün dünya da çok önemli... Büyük büyük şirketler küçük küçük çiftçileri öldürüyor, tüketiyor, ayakta kalmalarını engelliyor, büyük şirketler tarafından gıdanın üretilmesi en büyük tehlike... Demokrasiye tehlike, özgürlüğe tehlike, tek başına ayakta kalmaya çalışan insanların hayallerine vurulmuş en büyük tokat... Cumhuriyetin hayali şuydu; üreten, satan, aracının, tefecinin, komisyoncunun elinde oyuncak olmamış ve ürettiğini gerçekten anında pazara ulaştıran bir çiftçi, zengin bir çiftçi, kırsal bir kalkınma, o kırsal kalkınmanın nasıl olacağının herkesin kafasında değişik değişik fikirler var... Zenginleşmemiz için kırsalın kalkınması, ilerlemesi , zenginleşmesi, gelişmesi ve çocuklarımıza iyi bir gelecek kurmamız lazım, ürettiğimizden para kazanıyor olmamız lazım... Ürettiğimiz boşa gidemez... Üretilen bir katma değer çöpe atılamaz... Üretilen eller asla ama asla söndürülemez, mesele bu ama kooperatif olmazsa büyük şirket küçük şirketi her zaman yer, kooperatif olmazsa büyük balık küçük balığı nasıl yutuyorsa üretici büyük şirketlerin elinde oyuncak kalır... Ama aile çiftçiliği olursa, Ayaş 'ımız ve ülkemiz kırsaldan kalkınmaya başlar kentlerde ki yığılma tekrar köylere doğru kayar... Çünkü doğa da hayat var, çünkü doğa da yaşam var, onun için genç kardeşlerime ve değerli büyüklerime diyorum ki sizler cumhuriyetin çocuklarısınız, cumhuriyetin bir derdi var, bir emeli ,bir hayali var ,bir coşkusu var, bir üretim heyecanı ve aşkı var, bunu asla unutmayalım...
Diyebilirsiniz ki artık meslekler var, plazalar var, küreselleşme var, büyük şirketler de kurduğum hayaller var , orada bir kariyer planlarınız var... O kariyer planların hepsi varya , şu Ayaş 'ımızın tam ortasına gömün ve kendinizden gerçekten bir üretim harikası yaratılacağını asla unutmayın... Bunaldınız mı, sıkıldınız mı, Ayaş 'ımıza gelin , etrafınıza bir bakının ve bu yazdıklarımı bir hatırlayın... Kendinize güvenin, kafanızın size oynadığı oyunları elinizin tersiyle atın ve deyin ki; başarabilirim, sıfırdan başarabilirim, Ayaş a gidebilirim, birşey kurabilirim... Kooperatiflerin giderek güçlendiği bir zamandayız... Belki de gelecek , üretim , belki de güçlenme hikayesi tam da topraktan başlıyordur. Benim hayalim de tam olarak bu mesela… Herkesin böyle bir hayali var, başaran hayalini gerçekleştirmek için kapının dışına çıkıyor, başaramayan sadece hayalleriyle oyalanıyor, hangisi olduğunuza karar verin, oyalanan insan mısınız? Başaracak kişi misiniz?
Ayaş 'ımızda muhteşem bir kooperatif hikayesi hep beraber artık yazalım mı? Yazmayalım mı? Kooperatifleşerek bir yörenin, bir insanın, bir ailenin hayatına nüfus ettiğini, yaşamlarını değiştirdiğini hep beraber yaşamayalım mı ? Yaşatmayalım mı?
Peki Ayaş 'ımızı nasıl kalkındıracağız? Bir kere herşeyden önce eğiteceğiz, insanlarımızı eğiteceğiz. Gençlerimizi , insanlarımızı, çocuklarımızı eğitimle donatacak bir politika belirleyeceğiz. Şimdi ben sürekli tarım diyorum, tarım diye ısrar etmemin bir sebebi var, sanayileşmiş ülkelerin tamamına bakın hepsi aslında birer tarım ülkesi... Almanya, Fransa,Hollanda,Amerika,Avusturya, İspanya, Portekiz bütün bu ülkeler İngiltere bir hayvancılık, tarım ülkesi, dünyanın en büyük gıda ihracatçıları... Peki nasıl böyle olabildiler... tabi ki de Kooperatifler ile... Kooperatif olmaz ise gelecekte Ayaş diye bir ilçe muhtemelen acı ama evet kesinlikle olmayacak... Ama temelimize şimdiden sağlam çakarsak, temel ne biliyor musunuz? Bir kez herşeyden önce İnsanlarımızı zenginlikle tanıştırmak, zenginlik ile tanıştırabilmenin tek yolu da kooperatifler, büyük , çok ama çok büyük kooperatifler. Biz de kooperatifler nasılsa hırsızdır diye, bir türlü içine girmiyor ya üretici ve devlette bunu desteklemiyor ya kooperatifçilik nasıl olsa kominist işidir diye... Olmaz, söylediğim gibi , bir kez herşeyden önce ürettiğinin zevkini yaşayacak üretici, şehirlerde bunalan beyaz yakalı hemşerilerimize sesleniyorum, kravatı bağlayıpta o plazalara girecek ne var yani, önemli değil, dünyanın en büyük maaşlarını da alıyor falan değilsiniz, bu kadar mutlu da bir hayat falan sürmüyorsunuz, hiç kendinize yalan söylemeyin, hepiniz şehirden bunaldınız alternatif arıyorsunuz şu şehirden kaçsam artık diye, işte kooperatifleri ayakta tutacak olanlar sizlersiniz . Bir kez herşeyden önce tarıma ve hayvancılığa , gerçekten sebze meyve üretimine beyaz yaka girmeli. Yani üniversiteli , mühendislerimiz girmeli. Bakın tiftik keçilerimiz hepimizden akıllı, bir kez mis gibi tertemiz hava soluyorlar, harikulade doğa da en temizini sağlıklısını bulup , tüketip geziyorlar. Ama biz hala kooperatifler kuramıyoruz, kooperatifleşemiyoruz. Dünya da gelişmiş ülkeler de kooperatifçiliğin oranı yüzde 90. Nasıl başarıyorlar diyorsanız kapitalist bu ülkelere bakacaksınız. Bütün hepsin de bizim kominist diye damga yapıştırdığımız kooperatiflerin tamamı var ve deliler gibi üretim yapıyorlar. Dünya da gıda fiyatları arttı ise ya da bir kriz çıktıysa bu ülkeler de ki üreticiler krizlerden etkilenmiyor. Niye? Kooperatif arkasında sapasağlam duruyor.
Kooperatiflere çok ama çok önem veriyorum. İlçemiz ve ülkemiz tarım ile kalkınmaz ise sanayileşemez, sanayileşme olmazsa muazzam yüksek teknoloji ülkesi asla olamaz ve ilçemizi ülkemiz insanımızı asla zenginleştiremeyiz. Yani formül bu. Ben de diyorum ki ilçemiz de kooperatifler kurar isek ; verim artar, süreklilik artar ve kentlerden insanlarımızı Ayaş 'ımıza çekmeyi başarırız.
Şuna inanacağız; Kooperatif kalkınmamızın reçetesi ve tek çözümüdür. Zaten bir ulusal tarım politikası Ülkemiz de yok. Günü birlik politikalar ile gün kurtarılmaya çalışılıyor. Ülkemiz de olduğu gibi Ayaş 'ımızda da bir enfeksiyon var ve aspirin ile yıllardır çözüm olunmaya çalışıldı fakat olmuyor olmuyor. Bunun çözümü olan model , kooperatiflerimizi kurup belirtmiş olduğum projeler ile ilçemizi ayağa kaldırıp, bir AYAŞ Modeli oluşturacağız. Bu model ülkemiz tarım ve hayvancılıkta örnek olup, ışık tutacak. İşte bunu başardığımız da Türk tarımı bizleri örnek alacak. Sadece ekonomik kalkınma değil , toplumsal barış için de Kooperatifleşmemiz bir anahtardır.
Kooperatif bence kırsal kalkınma için en muazzam altın anahtar. Çünkü kırsal kalkınma olmaz ise Ayaş 'ımızın ve ülkemizin sanayileşmesi ilerlemesi, istihdam yaratabilme, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek hayal etmemiz mümkün değil. Yani bir kez herşey öncelikle kırsaldan başlıyor. Kooperatif olmaz ise kalkınma ve zenginleşmeye ulaşabilmemiz asla ama asla mümkün değil. Çocuklarımızın daha iyi bir gelecek , en iyi gıdayı tüketmesini istiyoruz ama bunun için birşey yapmamız lazım , bunun için adil bir sistemden yararlanmak lazım, onun için kooperatif bu açıdan çok önemli. Hele bir de kooperatifin nereye ürünü, bir şekilde hangi fiyatlar, hangi garanti ile ki duygusu da önemli satacağını eğer ki bilir ise muazzam başka birşey oluşur. Eğer ilçemiz de kooperatifler kurup başarılı bir şekil de işlemesi için destekler, yani kooperatif yöneticileri , YK üyeleri lüks araçlar yüksek maaş amacın da olmaz ise gerçekten başarabileceğimize sonuna kadar inanıyorum. Bunu sağlamamız lazım.
Bize her zaman aynı şey öğretildi. Aman risk alma, aman hayatını değiştirme, bir maaşın olsun, bir de başın da çatın aman garantili yaşa. Hayat risk, 1 dakika sonra ne olacağını bilmiyoruz, bilemeyiz nereden hangi kapının açılacağını. Önemli olan karar verip kooperatifkerimizi kurabilmemiz.
Hepiniz için de önemli olmalı. Gıda olmaz ise yaşamayız ama gıda bir kaç şirketin elinde. Böyle bir düzensizlik ve küresel şirketlere hizmet edecek şekilde yaşamaya devam mı edeceğiz, yoksa biraz omzumuz biraz düşmüştü olsa, biraz dünyamız kararmış olabilir ama gerçekten şu tiftiğimizin üzerine hep Beraber , ele ele düşer isek mükemmel bir zenginlik ortaya çıkacak. Onun için Allah aşkına elinize vicdanınıza koyun ve düşünün. Eğitim kadar önemli birşey olabilir mi? Hayalperest diye benim ile dalga geçen de olabilir. Kulaklarımı tıkadım. Bu insanları etrafımdan uzak tutuyorum.
Anneler babalar sizlere sesleniyorum. Eğer gerçekten bu eğitim sistemi için de çocuklarınız ezber eğitim tutsağı oldu ise onları kurtarın. Bir kere herşeyden önce okula gitsinler. Ama tabela üniversitelerinden mezun oldular ise kendilerini bırakın ayna da tartsınlar. Neyim eksik , Ayaş 'ım, memleketim, ülkem benden neyi istiyor, nerede ona faydalı olabilirim, kendimi nasıl yükseltebilirim. Nasıl bir hayal ile katma değerler yaratabilirim, diyebilen gençlik ile, herkes ile kooperatiflerimizi kurabilmektir benim hayalim.
Beraber bir hayal kuralım ve el ele yapalım. Asla başarısızlığa asla ama asla boyun eğmeyelim derim ben. İnanıyorum , onun için böyle heyecanlıyım , heyecanıma ortak olun ve her zaman için eğer gerçekten bir hedefimiz var ise o hedef için yürür isek en azından bugün yürümeye başlar isek bugün , yarın başka bir gün olur ise, yarın bugünden farklı bir gün olursa, karar verirsek başarırız bence.
Unutmayın BAŞARMAK... başarmak için yola çıkmayı gerektirir. Hadi bana ulaşın, artık başlayalım...
Saygı ve sevgilerimle
Hasan Ongun
Adres : Camiatik Mah. Banka Sok. No:11 (SMMM Hasan Ongun) Ayaş/Ankara
Cep Telefonu: 05546609945